gebe

Polistik over Tanısı ve değerleri nasıl anlaşılıyor ?

Kandan polistik over değerlerine göre durumum nedir nasıl anlayabilirim ? Polikistik Over Tanısı Nasıl Konulur? Polikisitk over belirtileri her zaman spesifik olmayabilir ve multifoliküler yumurtalıklar ve polikistik over bazen  bir şikâyete yol açmadığından çok kez kadının jinekolojik muayenesinde uygulanan sonografi kontrolü esnasında görülürler. Bazen de kanamalara yol açtıklarından, yapılan jinekolojik muayene sonucu ortaya çıkarılırlar. Jinekolog için ilk planda hastanın anamnezi ve öz geçmişi önemlidir. Anamnez alınırken ön planda siklüsün durumu, alınan ilaçlar hakkında bilgiler toplanır. Bunu jinekolojik muayene takip eder. Burada vucüt yağlarının dağılımını incelemek gerekir. Kadınsal yağ dağıtımında, kalça çevresi karın çevresinden daha geniştir. Android yağ dağılımında ise bunun tam tersine rastlanır. Bu arada kıllanmanın durumuna da bakılmalıdır. Vucütte yağ dağılımındaki ve kıllanmada olan değişiklikleri, bazen hastanın kendisi farkeder ve bir kadın hastalıkları uzmanına başvurur. Vajina yoluyla yapılacak olan sonografik bir muayenede yumurtalıklardaki değişikliklerin klasifikasyonu ön plana alınmalıdır. Sonografi muayenenin en önemli yöntemi olup, bunun yanında vajina yoluyla sitolojik bir muayene de yapılabilir. Durumun yeterince açıklık kazanamadığı durumlarda hormon analizleri de yapılmalıdır. Glükoz ve İnsülin metabolizmalarının incelenmesi, polikistik ovarium polikistik ovarium sendromlarının ve hipertekozis durumlarının ortaya çıkarılmasında ön planda olup, hormon analizlerinden de önemlidir Polikistik over sendromu (PCO) tanısı klinik bulgular, laboratuvar tetkikleri ve ultrason incelemesinin bir arada değerlendirilmesi ile konur. En değerli tanı yöntemlerinden birisi  ultrasonografi incelemesidir. Normalle jinekolojik ulltrasonografide Overler;periferinde küçük foliküler kistler içeren oval,solid,bir kitle olarak gözükür.Overlerin boyutları yaşa ve menstruel siklusun evrelerine göre değişir.Çocukluk döneminde overler küçüktür (1x1x1cm) ve volumu 1ml veya altındadır.Puberteye (ergenlik) kadar over ebadları artar ve normal over boyutu 2x2x3cm olup vulümü 10-12 ml dir.Menapozdan sonra over volumu azalarak 2.5 ml veya altına iner. Polikistik overli hastalarda ise ultrasonografide yumurtalık kenarlarında çok sayıda küçük kist saptanır (isviçre peyniri manzarası veya tespih görüntüsü). Bu kistler sadece birkaç milimetre çapındadır ve tek başlarına sorun yaratmazlar. Kistlerin kaynağı gelişen ancak yumurtlama ile atılmayan folliküllerdir. Zaman içerisinde bunların sayıları artış gösterebilir. Polikistik over belirtileri kadar poli kistik over tanısında kan hormon değerleri de önemlidir. Kanda androjen (erkeklik hormonu) düzeylerinin, LH ve FSH oranlarının önemi vardır. LH/FSH oranının 3'ün üzerinde olması polikistik over lehine bir bulgudur. Yine adetin 21. günü bakılacak kan progesteron değerleri yumurtlama olup olmadığı hakkında bilgi verir. Son yıllarda yapılan çalışmalar PCO  ile insülin hormonu arasında ilişki olduğunu göstermiştir.İnsülin pankreastan salınan bir hormondur ve hücrelerin glukozu kullanmalarını sağlar. Polikistik overde  hücrelerde insüline karşı bir direnç yani rezistans vardır. Bu nedenle pankreas durumla başa çıkabilmek için daha fazla insülin salgılar. Bu yüksek dozda insülin yumurtalıkları etkileyerek yumurtlamayı engeller ve sonuçta androjenlerde (testosteron) artış olur. İnsülün direnci PCO'lu zayıf kadınların %30' unda saptanırken şişman kadınlarda bu oran % 75'e kadar ulaşmaktadır. Polikistik Over Hastalığında Androjen  (Erkeklik) Hormonları Niye Artar? Testosteron ve androstendionun çok fazla miktarlarda üretildiği durumlarda, granulosa hücrelerinde tam olarak östrojenlere dönüştürülemezler. Testosteron ve androstendiondan arta kalanı kana verilir.LH’nın üretimi ve etkisinin fazlalığı veya yetersiz FSH etkisinden oluşan bir aromatase aktivitesinin inhibisyonu böyle bir bozukluğun sorumlusu olabilir. Aromatasenin aktivitesi inhibe olunca androstendion ve testosteron, ovarium ve vucütün periferinde yeterince östrojenlere dönüştürülemez. Bu durumda androjen konsantrasyonu artar ve FSH salgısını inhibe eder. Aynı zamanda bu yolla granulosa hücrelerinde androstendion ve testosterondan, östrol ile östradiolun gelişmesi için gerekli olan FSH etkili aromatase aktivitesi de inhibe olur. Androstendion ve 17α hydroxyprogesteron yapısı daha da artar. Kısacası bir circulus vitiosus oluşur. Pararenal bezlerin korteksinde artan androjen üretimi de FSH salgısının inhibisyonuna ve LH üretiminin artmasına yol açıp, ovarium fonksiyonlarını etkiler. Bu yolla östrojen yapımı azalıp, erken veya geç ovariumda bir andojen (erkeklik hormonu) hipersekresiyonu ortaya çıkar. Polikistik over saptanan   kadınlarda hangi laboratuar tetkikleri yapılır? Kadında kısırlığın, adet düzensizliklerinin ve yumurtlama bozuklukluklarının önemli nedenlerinden birisi hormonal bozuklukluklardır ve bunların en sık sebeplerinden biri de polikistik over sendromudur. Hormonlar arasındaki en küçük bir  uyum bozukluğu tüm hormonal dengeyi ciddi derecede bozulabilmektedir. Bu bozukluk yumurtlamayı ve gebe kalmayı önler.Bu yüzden adetin 3.günü yapılan hormon ölçümleri bu uyumu gösterme açısından  önemlidir. Yumurta hücrelerini büyüten ve yumurtalıklardan östrojen hormonunun salgılanmasına neden olan hipofiz kaynaklı FSH ve LH hormonlarının seviyesi hekime bir çok seyi anlatabilir.Östrogen özellikle siklusun 2.yarısında progesteron hormonu ile birlikte embriyonun yerleşmesi için rahim içindeki mukozayı hazırlar.Doktor,eğer hastada diğer bazı klinik bulgular varsa (göğüsten süt gelmesi, kıllanma,ses kalınlaşması, adet düzensizliği, adet görememe vb) prolaktin , tiroid hormonları , testosteron , DHEA-SO4, 17-OH progesteron , kortizol gibi baska hormon seviyelerine de bakabilir. FSH,LH: Polikistik overde  yumurtlama bozukluğu en temel sorunlardan biridir  ve bazı testlerle yumurtlama olup olmadığının belirlenmesi mümkündür. Bu iki hormon hipofiz bezinden salgılanan ve adet siklusunu yöneten hormonlardır. PCO durumunda vücutta genellikle bir LH hakimiyeti vardır ve  hastaların %70'nde LH/FSH oranı artmıştır. Bazı durumlarda bu iki hormonun ölçümü PCO tanısı açısından değerli bilgiler verebilir. Total Testosteron Seviyesi (T),DHEA-SO4,17 alfa OH progesteron : Total testosteron  ve DHEA-SO4 düzeyi  tüylenme sorunu belirgin olan bir kadında sorunun yumurtalık (T) veya adrenal bezi (DHEA-SO4) kaynaklı bir tümör sonucu olup olmadığının değerlendirilmesi açısından önem taşır. Aslında oldukça ender görülmelerine karşın bu tür durumların olmadığının belirlenmesi PCO tanısının ilk basamağında çoğu doktor tarafından tercih edilir.DHEA-SO4 seviyelerinde hafif yükselmelere polikistik overli hastaların  %50'nde rastlanır ve bu durum tedaviyle kısa zamanda normale döner. 17-alfa-OH-P ise böbreküstü bezi kaynaklı bir maddedir ve böbreküstü bezi kaynaklı  21 hidroksilaz eksikliği durumlarında seviyesi yüksek bulunur. Yine PCO değerlendirmesinin ilk basamaklarında bu hastalığın olmadığının belirlenmesi önemlidir. TSH,Prolaktin,SHBG : TSH hormonu  tiroid bezini yöneten ve beyinde hipofiz bezinden salgılanan hormondur. Bu hormonun verdiği emirle tiroid bezinden T3 ve T4 olarak tanımlanan ana hormonlar salgılanır. Hemen tüm vücut işlevleri üzerine etki eden bu hormonlar özellikle gereğinden az salgılandıklarında PKO benzeri belirtiler yapabilirler. TSH ölçümünün amacı belirtilerin bir tiroid sorununa bağlı olmadığının anlaşılması açısından önemlidir Prolaktin hormonu hipofiz bezinden salgılanan ve gebelik ve emzirme döneminde salgısı artan ve süt yapımından sorumlu hormondur. Gereksiz yere yükseldiğinde adet düzensizliği ve PKO’nun diğer belirtilerinin oluşmasına neden olabilir.PKO’da östrojen hormonunun kronik olarak yüksek seyretmesine bağlı olarak yaklaşık %40 kadında prolaktin hormonu yüksekliğine rastlanır. Hafif olan bu yükselme tedaviyle normale döner. SHBG (sex hormone binding globulin) kanda testosteron ve diğer erkeklik hormonlarını taşıyan protein yapılı maddedir. Çok çeşitli durumlar SHBG azalmasına neden olarak kanda serbest kalan testosteron miktarını artırır ve böylece kıl hücrelerine giderek tüylenme sorununun barizleşmesine neden olabilir. Özellikle ağır olgularda genellikle SHBG seviyesi düşük bulunur. Serbest Testosteron (sT): Bu hormon direkt olarak kıl hücrelerinin içine girebilen aktif hormon şeklidir ve özellikle tedavi öncesinde yapılan ölçümde elde edilen değerin tedavi esnasında elde edilen değerle karşılaştırılması tedavinin etkinliğini değerlendirmede yardımcı olabilmektedir. Diğer Hormon Ölçümleri : Progesteron hormonu, östrojen hormonu, androstenedion hormonu ve oldukça pahalı olan östron hormonu ölçümlerine zaman zaman başvurulabilir. İnsülin Direncini Değerlendiren Testler : Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. Polikistik over insülin direnci yani şeker hastalığı veya bu hastalığa eğilimi beraberinde getirir ve PCO nedeniyle değerlendirilen kadınlarda böyle bir durumun var olup olmadığının ilk başlarda belirlenmesi genellikle doktorlar tarafından tercih edilir. Bu amaçla AKŞ (Açlık Kan Şekeri)  veya kan insülin seviyesi  ölçülebilir.Bu iki test insülin direncini belirlemede önemlidir ve genellikle sabah, 8-12 saatlik bir açlık süresini takiben yapılır. Testte aşikar şeker hastalığına işaret eden bulgular çıkabileceği gibi insülin seviyesinin aşırı yükselmesi veya AKŞ/insülin oranının bozulması bir insülin direncine işaret edebilir. İnsülin direnci ileride şeker hastalığı gelişmesi açısından yüksek risk altında olunduğunu gösteren önemli bir bulgudur. Polikistik Over Sendromundaki Hormon İncelemeleri Nasıl Yapılmalıdır? Polikistik over  sendromlu hastaların %90’ında hipofizden aşırı olarak üretilen LH’ın varlığı gösterilebilir. Testosteron seviyesi de artmıştır. Bu yüzden sonografide polikistik yumurtalık değişiklikleri görülünce, bir LH analizi yapmak gerekir. Sabahları yataktan kalkar kalkmaz bazal ateşin ölçülmesi sayesinde, ovülasyon olmayan (anovülatuar) siklüsler kolayca ortaya çıkarılabilir. Siklüsün 15./16. günlerinde seviyesi artan sarı cisim (corpus luteum) hormonu sebebiyle ortaya çıkan ateş yükselmesine, ovülasyon olmadığı durumlarda rastlanmaz. Basamak tipi bir ateş eğrisi sık olarak görülür. Burada sabah vucüt sıcaklığı 24 saat içinde artmayıp, birkaç gün içinde kademe şeklinde ilkin 36,3˚ veya 36,4˚ den 36,7˚ den 36,8˚e kadar yükselebilir. Bu tip “kademe şeklinde” yükselen ateş eğrisi sarı cisim hormonu üretiminde olan bir bozukluğun belirtisidir. Yükselen testosteron seviyelerinin gösterilebilmesi çeşitli faktörlere bağlıdır; bilhassa metabolizma hızı önemlidir. Bu yüzden SHBG seviyesi herzaman birlikte ölçülmelidir. Total testosteron ve SHBG’nin kombine analizleri, serbest testosteronun seviyesinin belirlenmesinden daha güvencelidir. Serbest testosteron analizi çok zor olup, ancak pahalı ekilibriyum diyalizi sayesinde gerçekleştirilebilir. Cinsel hormonların üretiminin ön safhalarında yer alan 17ß-hydoxyprogesteron seviyesi hemen her vakada yükselmiştir. GnRH-agonistleri verilmesinden sonra, hipofiz daha fazla LH salgıladığından, seviyesi daha da artar. Hipofizde üretilen başka bir hormon olan FSH (folikül stimüle eden hormon) seviyesi çok kez azalırken, östrojen seviyeleri farklı değerler gösterirler. Kısırlık kontrolünde bu hormonların analizleri önemlidir. Sebep ne olursa olsun hiperandrojenemi, erken veya geç, hiperinsülinemiye yol açar. Artan androjen üretimi tek başına orta derecede bir hiperinsülinemi ve insüline karşı direnç yaratabilirse de, PCO sendromunda sıkça rastlanan ağır metabolizma bozukluklarını tek başına izah edemez. Böyle durumlarda daha çok insülin etki tarzında olan bir bozukluğun varlığı düşünülür. PCO’nun gelişme ve devamı için bir başka riziko faktörü de şişmanlıktır. Bu faktör tek başına PCO’nun ortaya çıkmasına yol açabilir. PCO sendromunun gelişmesinde ise bir rol oynamaz. PCO hastalarında sadece kilo verme, birçok hormon ve metabolizma parametrelerinin düzelmesine yol açar ve polikistik over belirtileri açısından önemli rol oynar. Kaynak:http://www.doktornevra.com/jinekoloji/hormon_bozukluklari/polikistik_over_tanisi_nasil_konur.asp  


Hamilemiyim Nasıl Anlarım ?

Hamilemiyim Nasıl Anlarım ?

Hamilemiyim - Gebemiyim nasıl anlarım ? Net bulgular ve net belirtiler nelerdir ? Hamile olduğunu en

Nasıl hamile kalınır?

Nasıl hamile kalınır?

Günümüzde infertilide sorunu yaşayapı çocuk sahihibi olamayan bir çok çift var.Sayfamıza her gün hamile kalamıyorum ne

Evde kaş nasıl alınır?

Evde kaş nasıl alınır?

Bir kadının yüzüne anlam katan saçları ve kaşlarıdır.Özelliklede kaş şekli çok önemlidir.Yanlış alım yüzünüzde farklı ve

Eyeliner nasıl sürülür?

Eyeliner nasıl sürülür?

Bayanların vazgeçemediği makyaj tekniklerinden biride gözlerin üzerine çekilen eyelinerdir. Eyeliner ile gözlerinize farklı bir bakış açısı

İple tüy nasıl alınır?

İple tüy nasıl alınır?

Bayanların en büyük sorunlarından biride istenmeyen tüyler.Vücudun her bölgesi için ayrı çözüm bulunsada ,yüz bölgesindeki tüylerden

Nasıl hamile kalınır?

Nasıl hamile kalınır?

Nasıl hamile kalınır, hamile kalınmak için yapılması gerekenler beslenme ve yapılacakların tamamını yazımızda bulabilirsiniz.


Yorum Gönder

Etiketler :